GERİ DÖN

Geniş Perspektifler - Bilge İnsanlar | Kemal Hakimoglu

Sezin

Portakal Çiçeği


İş geliştirme ve satış alanında yıllara dayanan deneyimle şekillenen kariyeriyle Kemal, artık hem girişimlere hem de kurumsal organizasyonlara stratejik danışmanlık sunuyor. Sohbetimizde, bu iki dünyayı nasıl birleştirdiğini, danışmanlığın dönüşen rolünü ve erken aşama girişimlerle çalışmanın kendine özgü dinamiklerini ele aldık.

Girişimlerin hızlı temposundan stratejik yönlendirmenin sınırlarına, girişimciliğin gerektirdiği dayanıklılıktan danışmanlığın geleceğine kadar uzanan bu katmanlı diyalog, günümüz çalışma dünyasında anlamlı etki yaratmak isteyen herkes için değerli içgörüler sunuyor.

Kemal’in hem sahadaki uygulamalı deneyiminden hem de kurucu bakış açısından beslenen değerlendirmeleri, modern liderliği tanımlayan gerçek zamanlı karar alma dinamiklerini birlikte açmamıza yardımcı oldu. Aşağıda, söyleşinin tamamını Soru-Cevap formatında bulabilirsiniz.

1. Kariyerinizin büyük bölümünü iş geliştirme ve satışta geçirdiniz. Bugün hem girişimlere hem de kurumsal şirketlere danışmanlık veriyorsunuz. Sizin gözünüzde bu iki dünyayı birbirine bağlayan nedir?

Bana göre ortak payda “insan” ve “güven.” Satışta geçen yılların ardından şunu fark ettim: insanlar ürün satın almaz; çözülmüş bir problemin hissini satın alırlar. Aynı şey danışmanlık için de geçerli.

Bir projeye dahil olduğunuzda sadece bilgi satmıyorsunuz; düşünme biçiminizi, enerjinizi ve riskinizi paylaşıyorsunuz. Girişimler ve kurumsallar farklı şekillerde çalışsa da beklentiler aynı kalıyor: netlik, öngörü, hesap verebilirlik ve sonuç. Bu yüzden bu iki alan arasında geçiş bana her zaman doğal geldi — ikisi de güvene dayalı, değer odaklı ilişkiler kurmayı gerektiriyor.

2. Girişimlerle çalışırken nasıl bir dinamik ortaya çıkıyor? (Özellikle İTÜ Çekirdek gibi yapılarda)?

Girişimlerle çalışmak yüksek tempolu bir maraton. Planlar her gün değişiyor, rekabet sert ve piyasa baskısı yoğun. Ama gerçek sorunları çözme tutkusu ve açlığı inanılmaz derecede enerji veriyor. 7 yıldır İTÜ Çekirdek’te girişimlere mentorluk yaparken bir yandan da kendi girişimimizi yönetiyorum. Hem mentor hem girişimci olarak yaşadığım bu çift taraflı deneyim, bu dinamiğin insanı ne kadar derinden dönüştürebildiğini gösterdi. Bir yandan girişimlere yol gösterirken diğer yandan kendi ürününü pazara taşımak, öğrenme ve gelişim için güçlü bir geri bildirim döngüsü yaratıyor.

3. Erken aşama girişimler genellikle sınırlı bütçelerle çalışıyor. Bu aşamada danışmanlık bir lüks mü yoksa gereklilik mi?

Doğru kişiyle çalışıldığında, erken aşama danışmanlığı oyunun kurallarını değiştiren bir çarpan olabilir. Evet, bütçeler kısıtlı — ama yanlış kararların maliyeti çok daha yüksek.

Kurucular çoğu zaman her şeyi tek başına yapmaya çalışıyor, ancak bu yaklaşım verimsizlik ve tükenmişliğe yol açıyor. Bazen bir danışman yalnızca odak, hız veya doğru bağlantılar konusunda destek oluyor — ve bu bile zaman çizelgesini aylarca öne çekebiliyor. Bu yüzden danışmanlığı bir maliyet olarak değil, büyümeyi anlamlı biçimde destekleyen bir yatırım olarak görüyorum.

4. Zorlanan ya da büyümeyen girişimlerde danışman nasıl bir rol üstlenmeli? Ve bu hangi zihniyeti gerektirir?

Danışmanın işi bir amigo olmak değildir — gerçeğin aynası olmaktır. Evet, motivasyon faydalıdır; ancak asıl değer, kimsenin söylemediği zor gerçekleri net bir şekilde ve doğru zamanda dile getirmekten gelir. Zor dönemlerde kurucular çoğu zaman duygusal ve zihinsel olarak tükenmiş olur. İşte o zaman danışman, duygulara değil veriye dayanarak sağlam durmalıdır. İster bir pivotu desteklemek, ister müşteri kazanımına yeniden odaklanmak, ister bütçe gerçekleriyle yüzleşmek olsun, rol stratejik ve objektif kalmaktır. Bana göre iyi danışmanlık “yangın söndürmek” değil, en başta yangını önleyecek sistemleri kurmaktır.

5. 2025’te sizi en çok heyecanlandıran girişim iş modeli hangisiydi? “Bu asla çalışmaz” deyip de aslında çalışan fikirler oldu mu?

Bu yıl beni en çok heyecanlandıran şey dikey odaklı yapay zekâ modelleriydi — genel amaçlı yapay zekâ değil, çok spesifik sektörler için tasarlanmış çözümler. Örneğin, yapay zekâ kullanarak geleneksel üretim hatlarında ekip yönetimini ve operasyonel planlamayı otomatikleştiren bir girişimle tanıştım. İlk bakışta fazla niş görünüyordu — ama pazar gerçekti, problem yakıcıydı ve müşteriler istekliydi. Yapay zekâda kazananlar, soyutlamanın ötesine geçip onu gerçek dünya iş akışlarına gömebilenler olacak.

6. Wide and Wise bu tür girişimleri nasıl destekliyor?

Biz sadece işe alım yapmıyoruz — büyümeye bütünsel yaklaşıyoruz. Buna ilk işe alımların şekillendirilmesi, sürdürülebilirlik için bütçenin hizalanması, ekip dinamiklerinin kurulması ve kaygı yaratmayan bir işveren markasının oluşturulması da dahil. Bu nedenle kendimizi geleneksel bir işe alım firması olarak görmüyoruz. Biz bir büyüme ortağıyız. Özellikle girişimler ilk kritik işe alım kararlarını verirken, yüzlerce saatlik deneme-yanılmayı ortadan kaldırıyoruz.

7. Bir kurucu ortak olarak en zorlayıcı — ve en dönüştürücü — deneyiminiz ne oldu?

Bir şirket kurmadan önce liderliğin kontrolle ilgili olduğunu düşünürdüm. Ama hızla bunun dayanıklılıkla ilgili olduğunu öğrendim. İşler iyi giderken herkes yanınızda olur. Gitmediğinde ise tüm yük omuzlarınıza biner. Bu ilk başta zordu, ama beni de dönüştürdü. Bırakmayı, güvenmeyi, ekip kurmayı ve paylaşılan sorumluluğun gücünü deneyimlemeyi öğrendim. Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu güvenle söyleyebilirim: en büyük gücümüz her zaman ekibimiz oldu.

8. Bugünün iş dünyasında gerçekten hâlâ fark yaratmak mümkün mü?

Evet — ama artık eskisiyle aynı yollarla değil. Fark yaratmak artık daha hızlı büyümekle ilgili değil — doğru büyümekle ilgili. İnsan odaklı, etik ve şeffaf bir yaklaşım artık rekabet avantajı. Teknoloji, yapay zekâ, otomasyon — hepsi çok önemli, ama tek başına yeterli değil. Kurumları hâlâ onların arkasındaki insanlar tanımlar. Wide and Wise olarak misyonumuz, şirketlerin sadece hızlı değil, bilinçli şekilde büyümesine yardımcı olmak. Çünkü uzun vadede kazanan hız ya da ölçek değil — güvendir.

* * *

Günümüz dünyasında danışmanlık artık sadece “doğru adayı bulmak” değil. Doğru ekosistemi kurmak, sürdürülebilir büyüme için koşulları oluşturmak ve belirsizliğe uyum sağlayabilen yapılar tasarlamakla ilgili.

Kemal’in paylaştığı gibi, bir projeyi ya da girişimi ileri taşıyan şey sadece fikirler veya ürünler değil — güvene dayalı ilişkiler, stratejik netlik ve zihinsel dayanıklılıktır. Bunlar, her danışmanlık yolculuğunun kalitesini — ve her büyüme yolunun yönünü — şekillendiren temel sütunlardır.

Bu söyleşi sadece girişimlerle çalışanlar için değil. İster bir girişimde ister geleneksel bir organizasyonda olsun, anlamlı etki yaratmaya çalışan herkes için güçlü bir pusula. Çünkü bugün büyümenin formülü yalnızca hızda değil; niyette, yapıda ve insan odaklı düşünmede yatıyor.

Aralık ayında yeni bir konuk ve taze bir bakış açısıyla geri döneceğiz. Görüşmek üzere! 💌

İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi

İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi

İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi