GERİ DÖN

Geniş Perspektifler, Bilge İnsanlar | Beklentiler, Baskı ve “Yeni Bir Başlangıç” Algısı

Sezin

Ocak ayı, çalışma hayatında takvim değişikliğinden daha fazlasını temsil eder; güçlü bir psikolojik eşiği işaret eder. Yeni hedefler belirlenir, performans beklentileri yeniden tanımlanır ve birçok çalışan ile lider yıla “Bu yıl farklı olacak.” inancıyla başlar.

Davranış bilimi literatürü bu olguyu zamansal dönüm noktaları kavramıyla açıklar. Araştırmalar, yeni yılın başlangıcı gibi sembolik zaman işaretleyicilerinin bireyleri zihinsel olarak geçmişten ayırdığını ve değişim motivasyonunu geçici olarak artırdığını göstermektedir (Dai, Milkman, & Riis, 2014). Ancak bu etki her zaman netlik getirmez. Daha sık olarak, kişinin kendini kanıtlama baskısı, yükselen beklentiler ve aceleci karar alma eğilimiyle birlikte gelir.

Çalışma hayatında bu dinamik çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Çalışanlar Ocak ayında mevcut rollerini daha yoğun biçimde sorgulamaya başlar. “Bu yıl burada devam etmeli miyim?” sorusu daha sık gündeme gelir. Adaylar kendilerini daha kararlı, daha motive ve daha hazır göstermeye çalışır. Kurumlar da yeni yılın iyimserliğinin etkisiyle daha hızlı karar almaya yatkın hale gelebilir.

Bu noktada “yeni bir başlangıç” algısı ile gerçek kurumsal ihtiyaçlar arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar.

Araştırmalar, yılın başındaki hedef belirleme faaliyetlerinin yoğunlaşmasının ve artan beklentilerin karar yorgunluğunu ve odakla ilgili zorlukları tetikleyebileceğini göstermektedir (Kahneman, 2011). Yeni hedefler kısa vadede motivasyonu artırsa da, bu motivasyon her zaman sürdürülebilir performansa dönüşmez. Aksine, gerçekçi olmayan beklentiler zamanla hayal kırıklığına ve tükenmişliğe yol açabilir.

Bu dinamik, işe alım süreçleri için de kritik bir risk alanı oluşturur. Ocak ayındaki işe alımlarda, adayların yeni yıl motivasyonu ile uzun vadeli uyum ve potansiyellerini birbirinden ayırt etmek daha zor hale gelir. Benzer şekilde kurumlar da “yeni yıl, yeni ekip” refleksiyle hareket ettiklerinde gerçek ihtiyaçlarını doğru tanımlamakta zorlanabilir.

Bu noktada, aşağıdaki soruları sormak için duraklamak hem bireyler hem de kurumlar açısından değerli olabilir:


  • Bu hedefler gerçekten gerçek ihtiyaçlardan mı doğuyor, yoksa yıl sonu beklentilerinin bir yansıması mı?

  • Aday motivasyonunu değerlendirirken, geçici yeni başlangıç enerjisi ile sürdürülebilir bağlılığı ayırt edebiliyor muyuz?

  • Yeni hedefler belirlerken, eski alışkanlıkları gerçekten sorguluyor muyuz?

  • Performansı daha fazlaya göre mi, yoksa daha anlamlı olana göre mi tanımlıyoruz?

Deneyim ve araştırmalar bize önemli bir içgörüyü hatırlatıyor: Yeni başlangıçlar değerlidir, ancak her yeni başlangıç gerçek bir dönüşümü temsil etmez. Gerçek değişim sadece takvim değiştiği için başlamaz; beklentiler, öncelikler ve karar kriterleri anlamlı biçimde yeniden çerçevelendiğinde başlar.

Belki de Ocak ayının bize sorduğu en önemli soru şudur: Gerçekten yeni bir yıla mı başlıyoruz, yoksa aynı alışkanlıkları yeni hedeflerle mi sürdürüyoruz?

* * *

Kaynakça 

Dai, H., Milkman, K. L., & Riis, J. (2014). The fresh start effect: Temporal landmarks motivate aspirational behavior. Management Science, 60(10), 2563–2582. https://doi.org/10.1287/mnsc.2014.1901




İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi

İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi

İŞE ALIM SÜRECİNİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYIN

Doğru yetenek her şeyi değiştirir.

Global Yetenek Ağı

Sektör Uzmanlığı

Uzun Vadeli İşe Alım Etkisi